Tartışma:VI. Mehmed

Vikipedi, özgür ansiklopedi
Gezinti kısmına atla Arama kısmına atla
Vikiproje Konseyi           Bu sayfa, şu Vikiprojelerin kapsamında yer almaktadır:
Vikiproje Tarih (Başlangıç-sınıf, Orta-önem)
VikiProje simgesiBu madde, Vikipedi'deki Tarih maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje Tarih kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 Başlangıç  Bu madde Başlangıç-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Orta  Bu madde Orta-önemli olarak değerlendirilmiştir.
 
Vikiproje Siyaset (Başlangıç-sınıf, Orta-önem)
VikiProje simgesiBu madde, Vikipedi'deki Siyaset maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje Siyaset kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 Başlangıç  Bu madde Başlangıç-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Orta  Bu madde Orta-önemli olarak değerlendirilmiştir.
 
Vikiproje Türkiye (Başlangıç-sınıf, Orta-önem)
VikiProje simgesiBu madde, Vikipedi'deki Türkiye maddelerini geliştirmek amacıyla oluşturulan Vikiproje Türkiye kapsamındadır. Eğer projeye katılmak isterseniz, bu sayfaya bağlı değişiklikler yapabilir veya katılabileceğiniz ve tartışabileceğiniz proje sayfasını ziyaret edebilirsiniz.
 Başlangıç  Bu madde Başlangıç-sınıf olarak değerlendirilmiştir.
 Orta  Bu madde Orta-önemli olarak değerlendirilmiştir.
 

Tartışma

Türkiye'den Ayrılışı ve Sürgün Yılları bölümünde geçen "Bu günlerde basın organları Vahideddin aleyhinde geniş çaplı ve kamuoyunda etki yapan yayınlarda bulundular." cümlesinde sözügeçen basın organlarının hangi hangi gazete ve televizyonlar olduğunu bilen var mı?

Kurtuluş Savaşı bölümünde geçen Mustafa Kemal'in Anadolu'ya gönderilmesi olayını oldukça havada anlatmış makale. Aslında olayın vatanı kurtarmaktan ziyade, silah teslim etmeyen askerlerin yakalanması olarak ele alınması gerçekliği önümüzde duruyor. Dogukansavasmesaj 11:12, 5 Şubat 2006 (UTC)

Maddede sanki Vahdettin Mustafa Kemal'i Kurtuluş Savaşı'nı başlatsın diye göndermiş gibi gösterilmiş. Bu yanlıştır, bu yöndeki cılız iddalar tarihçilerin çok ufak bir azınlığı tarafından kabul gömermektedir. Padişah Vahdettin'in Mustafa Kemal'i Samsun'a gönderme sebebi bölgede başlayan direniş hareketlerinin durdurulmasını istemesidir. Vahdettin, eğer direniş hareketleri yaygınlaşırsa İngilizler'in daha çok bölgeyi işgal edeceğinden çekinmekteydi.

Yanlış Şablonu koydum, düzeltilmesi lazım. --DenizRC 15:01, 17 Haziran 2006 (UTC)(Hadi len)

Bu tartışmalı bir konu. Pek çok kaynakta Vahdettin'in M. Kemal'e boyle sözler söylediği yazılı. Hangi amaçla olduğu belli değil. Bu yüzden yorum getirilmeden buraya aktarılması doğru olur diye düşündüm. Eşref 14:26, 5 Şubat 2006 (UTC)

Vahdettin ile Mustafa Kemal arasinda gectigi iddia edilen konusma pek cok kaynakta birbirine zit ifadelerle yer aldigindan bu konuya ait farkli gorusler de oldugunun makale icinde belirtilmesinden yanayim. Makalede su an yer alan ifadenin kesin ve tartismasiz bir unsur oldugu izlenimi veriliyor. Cruist22 03:48, 18 Şubat 2006 (EST)

  • Vahdettin bir İngiliz zırhlısı ile İstanbul'dan kaçmamış mı idi. Bu terketmek mi oluyor?----M. Kemal Selanikli 05:25, 31 Mayıs 2006 (UTC)


  • istanbul'dab ayrılışı ve ölümü bölümü, hayatını tehlikede gören sultan diye başlıyor. Bu sözlerin tamamen ddeğiştirilmesi gerek, çünkü hiç bir tarihsel kanıta ve belgeye dayandırılmamış sadece yazanın hissiyatı ve bu güne kadar saplatılı bir sekilde tarih okumasında kaynaklanıyor. hayatını ömensiyen bir insan bu kadar önemli bir insan mutlaka anılarını amerikaya ya da ingilizlere satabilirdi yüksek miktarlarda paraya ya da diğer arap ülkelerini ısrar etnesine rağmen onlaraın sultanlık teklifini kabul etmememside bunu gösteril ayrıca sarayından hiç bir sey almadan gitmeside kişiliğinin en güzel kanıtlarındandır bunun silinmesi için calışmalar yapmalıyız Peyami 09:55, 14 Haziran 2006 (UTC)


>>> Bence Vahideddin ülkeyi satıp kaçmamıştır,vatan haini değildir;ülkeden kovulmuştur gitmesin de ne yapsın?

Vatanperver Vahdettin

-Sultan Vahideddin, topladığı Saltanat Şurası'nda tek çekimser oya karşılık ittifakla muahedenin kabul edilmesine rağmen muahedeyi imza ve tasdik etmedi. Tarihçi Yılmaz Öztuna -Murat Bardakçı 'nın "Şahbaba" isimli kitabında da İsmail Hakkı Okday 'ın bazı notları yer alır. Bu notlarda Okday, Vahdettin'in Mustafa Kemal Paşa'nın idam hükümünü hiçbir zaman tasdik etmediğini belirtir, "Bu hüküm, Damat Ferit'in kuklası olan zavallı şeyhülislam tarafından verilmiş bir fetvaya dayanmaktaydı" der. -Ancak tâbii malumatınız var, bu kabinenin (Damat Ferit Paşa Hükümeti) teşekkülü ile beraber temasa geldiğim gerek o kabine erkanından olan zevattan, gerekse Harbiye Nezaretinde bulunan bazı arkadaşlardan aldığım malumata nazaran o kabineye tazyik icra ettiler. Fetvayı veriniz diye. Nihayet o fetvayı aldılar. Malumunuz vechile o fetva İngiliz süngüsü ile alınmış, İslamı sinesinde birbirine düşürmek için ilk defa yazılmış acı bir vesikadır. (23) TBMM Zabıt Ceridesi, C.I, s. 92. Fevzi Çakmak -Bendenizi bu göreve seçerek atanmamı buyuran Padişah hazretlerinin bu konudaki fikirlerini almak onuruna erişemediğim gibi, ne yüce sadaret makamından ve ne de Harbiye Nezareti yüce katından görevden alındığım konusunda hiçbir emir de almadım. Üçüncü Ordu Müfettişi ve Padişah Fahri Yaveri Tuğgeneral Mustafa Kemal - ‘...Ben, Vahidüddin’in vatan haini kabul edemem. Son sözüm bundan ibaret... Başka bir şey de söyleyemem...’ Mareşal Fevzi Çakmak -‘Mustafa Kemal’i sevk etmiştir’ Sultan Vahidüddin, 1. Dünya Savaşı’ndan sonraki felaketi, milette hiçbir ferdin hissedemeyeceği mikyasta derinden duymuş, vatanın kurtarılması yolunda genç kumandanları Anadolu’ya dağıtmış ve bu işin başına geçmesi için de maddi ve manevi her türlü fedakarlığı göstererek Mustafa Kemal’i seçmiş ve onu Anadolu’ya göndermiş olan insandır! Refet Bele (Paşa)

Daha isteyenler için Makbuzları, telgrafları, BMM kayıtlarını ilave edebiliriz.

Sadece ilkokuldaki resmi tarihe göre tarih büyüklerini yargılama sevdası neden acaba Hain olmadığı defalarca kanıtlanmış birisinden bahsedilmekte. Halit Ziya Uşaklıgil'in, Kazım Karabekir'in, Rauf ve Refet Beylerin anıları Necip Fazıl'ın Vahidüddin adlı kitabı ve de Lise 3 İnkılap tarihi kitabı en somut delillerdir Gözlerinizi acıp etrafı GÖRMENİN zamanı geldi. Hain olan biri varsa o da Peygamberin halefi Allah'ın yer yüzündeki temsilcisi Halife-i Müslimin'i hain görenlerdir...

VAHDETTİN VATANI İÇİN ÖLMÜŞTÜR

şayet vahdettin hain olsaydı, devletin tüm imkanlarını kullanarak dileriğini yapardı. heleki kendisi müslüman bir ülkede ve halife olduğu bir diönemde. öğretilen ezberlerin bozulup doğruların bilinmesi gerek.

vahdettin vatan haini olmadığını iddaa ediyor bazı arkadaşlar. ve buna dayanak olarak d necip fazılın vahidüdin kitabı, rauf ve refet beylerin anıları örnek gösteriliyor. acaba anıların hangi sayfasında bu kıymetli bilgiler geçiyor. vaqhdettin madem o kadar vatanperverdi niye damat ferit paşayı 5 defa sadrazamlığa atadı.necip fazıl ın vahdettin kitabında birçok yerde mustafa sabri efendinin kitabına gönderme yapmış. peki m.sabri kim?150lilikler listesinden. hilafet ve kemalizm kitabında mustafa kemale verilen idam kararını kendisinin vermek istediğini açıkça belirten osmanlı şeyhülislamı. ayrıca vahdettin neden padişahlığı dönemindeki hiçbir açıklamasında milli mücadeleyi destekleyen bir söz söylememiştir. neden idam fermanına imzasını atmıştır. misakı milliyi mebusan meclisinde kabul eden vekiller de, milli mücadeleyi istanbuldaki yazılarıyla destekleyen yahya kemal de ing. baskısı altındaydı. ama onlar b tehlikeyi göze aldılar.ya vahdettin?

YAVERİ AVNİ BEY VAHİDEDDİNE ŞÖYLE SORDU: -PAŞAM.BİR GÜN ÜLKENİZE,VATAN TOPRAĞINA MUZAFFER OLARAK DÖNERSENİZ MUSTAFA KEMAL'İ NE YAPARSI NIZ?,DİYE SORDU.SULTAN 6. MEHMED 1 DAKİKA KARDAR DÜŞÜNDÜ VE ŞÖYLE CEVAP VERDİ: -CEDDİM YAVUZ,İRAN SEFERİNDE YORGUNLUKTAN PADİŞAHI ÖLDÜRECEĞİNİ SÖYLEDİ. VE DAYANAMAYARAK PADİŞAHIN ATININ AYAKLARINA KAPILDI VE : -PADİŞAHIM BEN SİZİ ÖLDÜRECEKTİM.BENİ AFFEDİN ,DEDİ VE AĞLAMAYA BAŞLADI. SULTAN SELİM İSE, ŞÖYLE CEVAP VERDİ: -"BİZİM PADİŞAHI ÖLDÜRMEYE GÜCÜ YETEN YİĞİTLERE İHTİYACIMIZ VAR.",DEDİ. İŞTE BEN DE BÖYLE YAPARDIM. MUSTAFA KEMAL'İ AFFEDER VE VATANA GÖREV YAPSIN DİYE GÖREVLENDİRİRDİM.İŞTE O BÖYLE BİRİYDİ.

Maura 20:20, 15 Ekim 2009 (UTC) Turgut Özakman'ın Vahidettin, M.Kemal ve Milli Mücadele adlı kitabından konuyla ilgili bazı satırlar. (7. baskı Sayfa 52-55) 30 Ekim 1922 Meclis görüşmeleri: Rasih Hoca(Kaplan, Antalya) "O tahtta oturan kimsenin cani olduğunu bilemiyorduk. Evet canidir! Çünkü bunca kıyım yapan Yunan ordusu, kendini yıllarca Halife ordusu diye tanıttı; düşman bu propogandayı yaparken o, bir beyanname ile olsun, 'Yunan ordusu niye Halife ordusu oluyormuş?' demek cesaretini gösteremdi. İslam alemi kör değil. Durumu görmüş, temsilcilerini İstanbul'a değil, Ankara'ya göndermiştir! (Ankara'da Afganistan, Azerbeycan ve İran büyükelçilikleri, Buhara temsilciliği vardır.) Milletin aleyhinde hareket eden bu kişiler haindir!" (1.Dönem Zabıt Ceridesi, 24.C.,s272)

Hüseyin Avni Bey "Türkiye halkı geçmişteki sisteme isyan etmiştir. Tevfik Paşa makam-ı hilafetten bahsediyor! Makam-ı hilafet nerede? Vahidettin, bacağı kırılsaydı da saltanat şurasında Sevres Andlaşmasını kabul için ayağa kalkmasaydı. Tevfik Paşa 'Ankara ile Bab-ı Ali arasında hakiki bir ikilik yoktur' diyor. Evet yalnız Bolu Hadisesi (milli mücadeleye karşı ayaklanması), Konya hadisesi vardır. (Gülmeler. Yozgat hadiseleri sesleri) Sevres'i imza eden Bab-ı Ali değil mi? Tevfik Paşa sadrazam sıfatını kullanmak için hangi mühürü kullanıyor? O mührü kimden almıştır? (Vahidettin'den sesleri) O mühür benim memleketimin, malikane gibi zorla gasbedilmesi sonucu kullanılan cinayet mühürüdür. O mühür milletin idam kararını mühürledi. Sevres andlaşmasının üzerinde duruyor.Hilafet perdesi altında, saltanat cinayetlerine kadar kapı açmalarına, memleketi altüst edecek bir hale düşürecek yasa dışı sıfatlar takınmalarına, TBMM hiç bir zaman fırsat vermeyecektir." (a.g.e., s.274,275)

Kazım Karabekir Paşa: "Kötü ruhlar (aslı: ervah-ı habise) gibi karşımıza çıkan bu adamlar, İstiklal Savaşının başlangıcında, doudaki en uzak köşelere kadar fesat ellerini salmasalardı, hatta benim birliklerimin, karargahımın içine kadar Ferit Paşa mel'unu zehirli mektuplar göndermemiş olsaydı, bu şerefli günlere iki yıl önce kavuşurduk. Bunlar idrakten, vicdandan yoksun birtakım insanlar... TBMM'nin kesin emriyle ve ilk fırsatta, İstiklal Mahkemesi ile bu adamlara gereken işlemi yapalım. Tevfik Paşa, 'eğer Bab-ı Ali barış konferanslarına gitmezse, bunun islam aleminde büyük etki yapacağını' yazıyor. Genel savaşta (1. Dünya Savaşı) cihad ilan edilmiş iken, kendi şahsım adına ve kumandan olarak söylüyorum, gerek Çanakkale'de gerek Irak'da sürekli İslam askerleri ile savaşmak zorunda kaldım. Halbuki bugün, İstiklal Muharebesini yaparken, ve İstanbul aleyhimize bir cihat fetvası çıkarmış iken, doğuda İslam. ellerini bize, Anadolu milletine uzatmış ve İstanbul hükümetini lanetlemiştir. Bütün şehitlerimiz, bütün gazilerimiz, ayakları, bacakları kopmuş kardeşlerimiz, bu adamları lanetliyorlar. (a.g.e.s.280)

Saltanatın kaldırılması hakkındaki 2 maddelik karar, 1/' Kasım 1922 gecesi kesinleşir. (Karar sayısı 308) Karara sadece bir milletvekili muhalif kalmıştır. (Karşı oyun sahibi Ziya Hurşit'tir. Tutanağın 312 ve 315. sayfaları incelenirse, Ziya Hurşit'in de karara karşı olmadığı, kendisine söz verilmediği için muhalif kaldığı anlaşılır. Karşı ols, önerinin karma komisyona havalesi için çabalamaz, bu konudaki önergeyi de imzalamazdı.)

Görülüyorki Vahidettin'in hainliği, resmi tarihçilerin ya da devrim kalemşörlerinin bir iddaası, yakıştırması, iftirası filan değl, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kararıdır.

Vahidettin'in İstanbul'dan ayrılışıyla ilgili son Başkatibi Rıfat Bey'in söyledikleri: "Vahidettin, saltanatı yüzüstü bırakıp kaçmanın, dünyanın gözünde gayet ağır ve namus kırıcı bir hareket olduğunu düşünemez ve vaktiyle Sultan Cem ve Mustafa'nın acı sonunu bilmez bir kimse değildi. 'Asılacağı' sözü halk arasında konuşulmaya başlamıştı. Bazı kimseler, cumhuriyet kurmak için kararlı idiler. Bunlar, Fransız Büyük İnkılabı olaylarını taklit etmekte oldukları için, 'o zaman Fransız hükümdarı ihtilalciler tarafından nasıl idam edildi ise, Vahidettin'in de öyle asılacağına şüphe yoktur' yolundaki sözlerini duymuştu ve son derece korkmuş ve can kaygısına düşmüştü."

Vahdeddin Hal edilmemiştir . Saltanat makamı kaldırıldı.

Vahdeddin hal edildi demek tahttan indirildi demektir. Bu sebeblen onun yerine başka geçmesi gerekir. Vahdeddin hal edilmedi. Saltanat makamı kaldırıldı.

....

Vahdettine vatanperver bence iyi düşünemiyorlar

Vahdettin mi hain Atatürk mü yalancı?

Eğer Vahdettin Atatürk'ü milli mücadele için Anadolu ya göndermediyse Atatürk neden misak-ı millide ve milli mücadele boyunca "biz hilafet ve saltanatı koruyacağız" dedi. şimdi Atatürk bu millete yalan mı söyledi? Vahdettin e hain diyenler şunu bilsin ki Vahdettin e hain demek Atatürk e yalancı demektir.

- Ulusla ilgili bir konu dahilinde Anadolu'ya gittiği bariz. Emir altında attığı her adım zaten bir çeşit milli mücadele değil midir, bu noktada, ama sadece bu noktada "Ne vahdettin hain ne de Atatürk yalancı" derim ben.

- Biraz tarihe ilgisi olan ve araştırma yapmayı seven herkes Atatürk'ü, Sultan Vahdettin' in gönderdiği. Hatta Atatürk' ün belli dönemlerde çektiği telgraflarla sultana bilgi verdiği, Sultanın Atatürk' e verdiği özel bir fermanla Atatürk' ün gittiği yerlerde rahat hareket ettiği ve hatta rütbesi Atatürk ten büyük olduğu halde neden emrinin altına girdiği bilgisine ulaşabilir. Hain tabir edilen Sultan Vahdettin neden dedelerinden yadigar mücevherlerden hiçbirini alıp gitmemiş ve fakirlik içerisinde vefat etmiştir. Öyle ki cenazesi kaçırılarak defnedilmiştir. - Bir hükümdar ülkesinin topraklarını neden düşmana bıraksın? arkadaşlar lütfen bunu yapmayın yok haindi yok bilmemneydi vs.,bunlar yanlış yaklaşımlardır.Doğru olansa VI.Mehmet'in Atatürk'ü Samsundan başlamak üzere vatanı kurtarmaya yollamasıdır,hükümdarlığı zaten kendisinin istememesi bütün tarih kaynaklarında göze çarpmaktadır,zaten hastalığı sebebiyle yönetimden,saraydan çok içine kapanık yaşamıştır.Superious 18:05, 7 Eylül 2011 (UTC)

Tartışmalar Burdan silinsin.

Ne Vahdettin haindir ne Atatürk yalancıdır. Eğer tarihi kurcalarsanız şunu öğrenirsiniz tarihte insanların düşünceleri %100 bilinemez ne amaçla yaptıkları bilinmez. Düşüncelerini ve ne amaçla yaptığını siz kendiniz iyimser misiniz kötümser misiniz buradan farklı sonuçlara çıkılır. Sen iyimser Atatürk'ün çok sigara içtiğini veya alkol aldığını onun yüzünden hastalandığını anlamazsın. Ama kötümsersen işi iyice büyütür Atatürk'ü masonlar öldürdü gibi asılsız bir iddia yaratırsın. Bunlar size bağlıdır. İkisi de zamanın yöneticilerindendi ve Atatürk onu olası bir yeni Osmanlı ihtimalini çürütmek için sürdü. Bunda başka bir inanç olduğunu düşünmüyorum ayrıca da bunlar bunnun tartışılacağı yer değil arkadaşlar burası özgür ve tarafsız haber sunmayı amaçlyan bir ortam. Lütfen tartışmalarınızla vikipedinin özgürlüğünü ve tarafsızlığı yok etmeyiniz gidin forumlarda yapın tartışmanızı. Eğer sayfada taraflılık varsa yazın buraya bulsunlar çaresini. Tartışmaları da buradan silelim çünkü vikipedinin tarafsız düşüne politikasını rezil etmiş durumda. Herkes ayrı bişey demiş ama silinmesi lazım benim mesajım ile birlikte. Önüne gelen kendi düşüncesini yazmış ben de dahil. :) --Yusuftanrıverdi (mesaj) 08:48, 15 Nisan 2012 (UTC)

Vahdettin ve Atatürk

--78.166.128.214 14:01, 1 Nisan 2013 (UTC)--78.166.128.214 14:01, 1 Nisan 2013 (UTC)vahdettin atatürkle konustu ve onu bir bahaneyele anadoluya gönderdi gitmeden önce son sözü su oldu vatanıkurtarabilirsin demişti --78.166.128.214 14:01, 1 Nisan 2013 (UTC) işgal meselesindede vahdettin bir suçu yoktur ilk olarak tüm anadolu savaş baslamadan önce bölüsülmüştür zaten diğer bisey zaten ordu kalmamıştır işgalleri durduracak vahdettin kötü bir padisah değildir atatürklede yakınlığı vardır.hatta avrupa seyahatine onunla çıkmıştır .hatta atatürkü destekleyerek onu suriye komutanlığına atamıştır--78.166.128.214 14:01, 1 Nisan 2013 (UTC)--78.166.128.214 14:01, 1 Nisan 2013 (UTC)